22 Eylül 2012 Cumartesi

Devrim Diyen Beşiktaş

İBB maçını saymazsak, Beşiktaş ilk ciddi sınavından geçti Antep deplasmanında. Ligimizde büyük ve küçük takımlar arasında artık eskisi kadar büyük uçurumlar yok, artık her Anadolu takımı evinde 3 puan için oynuyor, büyük takımları Anadolu takımlarından ayıran tek özellik kalite ayaklardır. Beşiktaş geçen sene bunun bolluğundan zarar görürken, bu sene ise bu ayağın tek bir oyuncuya düşmesinden dolayı sıkıntı yaşıyor. Beşiktaş'ı rakiplerinden ayıran tek özellik ''Koşan bir Beşiktaş, basan bir Beşiktaş'' olmamalı, çünkü bugün Antep, Sivas, Kayseri deplasmanlarında en az sizin kadar koşan bir rakip, basan bir rakip olacak.

Beşiktaş'ın verdiği mücadele beni geçen sene o ruhsuz takımı izledikten sonra gerçekten heyecanlandırıyor ve mutlu ediyor, ancak gideceğimiz o zorlu deplasmanları düşündükçe tırnaklarımı kemiriyor stres yapıyorum... Samet hoca ne yapıp etmeli Beşiktaş'ı tamamen Fernandes'in performansına mahkum etmemeli. Oyun içinde Fernandes ile pas kanalı oluşturabilecek tek kişi var o da Olcay Şahan, zaman zaman Almeida buna eşlik ediyor nokta santrafor olarak. Necip ve Veli düz oyuncular, Beşiktaş'ın ciğerleri bu ikili lakin büyük takım daha çok topla oynayan taraftır ve toplu oyunda ise bu iki oyuncu etliye sütlüye bulaşmaz ve kafadan iki kişi takımı hücumda yalnız bırakır. Oysa günümüzün büyük takımlarında belirli bir seviye bile olsa ön liberoların hücuma destek vermeleri, zaman zaman ince işler yapmaları istenir ama malesef Necip bu konuda vasat ötesi, Veli ise yetersiz. Bugün Necip yerine herkesin nefret ettiği bir Emre Belözoğlu'nu BJK orta sahasına koysanız sanırım Samet hoca sevinçten çiftetelli oynardı. Ancak şartlarımız bunlar ve Necip sabredilmeyi hak ediyor. Oğuzhan Özyakup bu kısırlığı çözebilecek ve geriden gelip hücuma yardımcı olabilecek tek oyuncumuz. Hocanın bazı maçlarda Veli - Necip ikilisinden birini çıkartıp, Oğuzhan'ı oyuna olarak Fernandes'i rahatlatmasını bekliyorum ve bunun zamanıda geldi. 

Aslında başka bir yol daha var Beşiktaş'ı oyunda yalnızca Fernandes'e mahkum kılmayan, gerçi o yol yol değil ancak Ricardo Quaresma'nın sahada olması, Beşiktaş'a hücumda yaratıcılık katacağı inkar edilmez bir gerçek. Bu takım onu içerdeki maçlarda değil belki ama deplasmanlarda arar. Ama işin teknik boyutu dışında gelişen bazı nedenler, hesaplar var. Quaresma'nın takım içinde istenmeyen adam olduğu gerçeği var birde, bu yüzden bu konuda yönetimin alacağı karara saygı duyarım ancak bütün yük Fernandes'e binme sorunu çözülmezse bu iş bir yere kadar gider.