Bu yazıda genel tarzımın dışına çıkıp işin teknik yanını yorumlamaktan ziyade,
Beşiktaş'ın ruhsal değişikliğine vurgu yapacağım. Çünkü Beşiktaş'ta sadece
forma altındaki bedenler değişmedi ! Geçen sene Beşiktaş takımı içinde aile
ortamı olmayan lüks bir ev gibiydi. İhtişamlı, büyük, konforlu ama soğuk.
Şimdi ise Beşiktaş küçük ama sıcacık bir evde aile ortamını yakaladı. Fikret Orman
küçülme dediği zaman doğru şekilde anlaşılamadı, halbuki bazen daha ileri atlamanız için
bir iki adım gerilmeniz lazım. İşte Beşiktaş Başkanının küçülmekten kasıtı buydu.
Öyle veya böyle Beşiktaş daha ileri kendini atmak için gerilirken bile maç fazlası ile bile olsa zirveyi kısıtlı kadrosuyla gördü.
Belki Beşiktaş haftalar ilerledikçe zirveden kopacak, belki UEFA'ya zor gidecek, belki de kim bilir şampiyon olacak. Ama şöyle bir gerçek var ki geçen sezon burnu kırılıp altı pas içinde yatan İbrahim Toraman yalnız kalmayacak, henüz sakalları bile çıkmamış 21 yaşındaki Necip Uysal Beşiktaş'ın kaptanı olmaya devam edecek.
Bazı fotoğraflar çok şey anlatır.
Bazı olaylar çok şey anlatır.
Samet Aybaba: “İsmail bizim evladımız, biz Beşiktaş ailesiyiz. Arkadaşlarının ona duyduğu sevgiyi görüyorsunuz. Hastaneye gittik.
Ersan dedi ki; 'İsmail ne kadar şanslısın, ben 1 yıl önce sakatlandım buraya geldim, yanımda kimse yoktu'.
Biz bir aile, bir takım ortamı istiyoruz. Böyle birliktelikler de bizi mutlu ediyor”

