22 Ekim 2012 Pazartesi
Fabian Ernst Oley Oley Oley
Konu yeni transferler, kahramanlar ve bir defansif orta saha olarak neden Ernst'in Beşiktaş takımında bu kadar çok sevildiğidir.
Onun cevabı: "Beşiktaş taraftarlarının çoğunluğu işçi sınıfından geliyor ve sahada doksan dakika boyunca koşan, emek veren oyuncuları kendilerine haliyle daha yakın görüp başka seviyorlar. Bu belki benim sevilmeme bir açıklamadır."
Kaynak: 11Freunde
22 Eylül 2012 Cumartesi
Devrim Diyen Beşiktaş
İBB maçını saymazsak, Beşiktaş ilk ciddi sınavından geçti Antep deplasmanında. Ligimizde büyük ve küçük takımlar arasında artık eskisi kadar büyük uçurumlar yok, artık her Anadolu takımı evinde 3 puan için oynuyor, büyük takımları Anadolu takımlarından ayıran tek özellik kalite ayaklardır. Beşiktaş geçen sene bunun bolluğundan zarar görürken, bu sene ise bu ayağın tek bir oyuncuya düşmesinden dolayı sıkıntı yaşıyor. Beşiktaş'ı rakiplerinden ayıran tek özellik ''Koşan bir Beşiktaş, basan bir Beşiktaş'' olmamalı, çünkü bugün Antep, Sivas, Kayseri deplasmanlarında en az sizin kadar koşan bir rakip, basan bir rakip olacak.
Beşiktaş'ın verdiği mücadele beni geçen sene o ruhsuz takımı izledikten sonra gerçekten heyecanlandırıyor ve mutlu ediyor, ancak gideceğimiz o zorlu deplasmanları düşündükçe tırnaklarımı kemiriyor stres yapıyorum... Samet hoca ne yapıp etmeli Beşiktaş'ı tamamen Fernandes'in performansına mahkum etmemeli. Oyun içinde Fernandes ile pas kanalı oluşturabilecek tek kişi var o da Olcay Şahan, zaman zaman Almeida buna eşlik ediyor nokta santrafor olarak. Necip ve Veli düz oyuncular, Beşiktaş'ın ciğerleri bu ikili lakin büyük takım daha çok topla oynayan taraftır ve toplu oyunda ise bu iki oyuncu etliye sütlüye bulaşmaz ve kafadan iki kişi takımı hücumda yalnız bırakır. Oysa günümüzün büyük takımlarında belirli bir seviye bile olsa ön liberoların hücuma destek vermeleri, zaman zaman ince işler yapmaları istenir ama malesef Necip bu konuda vasat ötesi, Veli ise yetersiz. Bugün Necip yerine herkesin nefret ettiği bir Emre Belözoğlu'nu BJK orta sahasına koysanız sanırım Samet hoca sevinçten çiftetelli oynardı. Ancak şartlarımız bunlar ve Necip sabredilmeyi hak ediyor. Oğuzhan Özyakup bu kısırlığı çözebilecek ve geriden gelip hücuma yardımcı olabilecek tek oyuncumuz. Hocanın bazı maçlarda Veli - Necip ikilisinden birini çıkartıp, Oğuzhan'ı oyuna olarak Fernandes'i rahatlatmasını bekliyorum ve bunun zamanıda geldi.
Aslında başka bir yol daha var Beşiktaş'ı oyunda yalnızca Fernandes'e mahkum kılmayan, gerçi o yol yol değil ancak Ricardo Quaresma'nın sahada olması, Beşiktaş'a hücumda yaratıcılık katacağı inkar edilmez bir gerçek. Bu takım onu içerdeki maçlarda değil belki ama deplasmanlarda arar. Ama işin teknik boyutu dışında gelişen bazı nedenler, hesaplar var. Quaresma'nın takım içinde istenmeyen adam olduğu gerçeği var birde, bu yüzden bu konuda yönetimin alacağı karara saygı duyarım ancak bütün yük Fernandes'e binme sorunu çözülmezse bu iş bir yere kadar gider.
Beşiktaş'ın verdiği mücadele beni geçen sene o ruhsuz takımı izledikten sonra gerçekten heyecanlandırıyor ve mutlu ediyor, ancak gideceğimiz o zorlu deplasmanları düşündükçe tırnaklarımı kemiriyor stres yapıyorum... Samet hoca ne yapıp etmeli Beşiktaş'ı tamamen Fernandes'in performansına mahkum etmemeli. Oyun içinde Fernandes ile pas kanalı oluşturabilecek tek kişi var o da Olcay Şahan, zaman zaman Almeida buna eşlik ediyor nokta santrafor olarak. Necip ve Veli düz oyuncular, Beşiktaş'ın ciğerleri bu ikili lakin büyük takım daha çok topla oynayan taraftır ve toplu oyunda ise bu iki oyuncu etliye sütlüye bulaşmaz ve kafadan iki kişi takımı hücumda yalnız bırakır. Oysa günümüzün büyük takımlarında belirli bir seviye bile olsa ön liberoların hücuma destek vermeleri, zaman zaman ince işler yapmaları istenir ama malesef Necip bu konuda vasat ötesi, Veli ise yetersiz. Bugün Necip yerine herkesin nefret ettiği bir Emre Belözoğlu'nu BJK orta sahasına koysanız sanırım Samet hoca sevinçten çiftetelli oynardı. Ancak şartlarımız bunlar ve Necip sabredilmeyi hak ediyor. Oğuzhan Özyakup bu kısırlığı çözebilecek ve geriden gelip hücuma yardımcı olabilecek tek oyuncumuz. Hocanın bazı maçlarda Veli - Necip ikilisinden birini çıkartıp, Oğuzhan'ı oyuna olarak Fernandes'i rahatlatmasını bekliyorum ve bunun zamanıda geldi.
Aslında başka bir yol daha var Beşiktaş'ı oyunda yalnızca Fernandes'e mahkum kılmayan, gerçi o yol yol değil ancak Ricardo Quaresma'nın sahada olması, Beşiktaş'a hücumda yaratıcılık katacağı inkar edilmez bir gerçek. Bu takım onu içerdeki maçlarda değil belki ama deplasmanlarda arar. Ama işin teknik boyutu dışında gelişen bazı nedenler, hesaplar var. Quaresma'nın takım içinde istenmeyen adam olduğu gerçeği var birde, bu yüzden bu konuda yönetimin alacağı karara saygı duyarım ancak bütün yük Fernandes'e binme sorunu çözülmezse bu iş bir yere kadar gider.
16 Ağustos 2012 Perşembe
Türk Futbolunun Kurtuluş Reçetesi
- Kirli suyu temizlemezsek,bu kirli sudan biz de payımızı alırız
- Sokakta konuşulanları bugün kapatabilirsiniz ama yarın karşınıza yeniden çıkar
- Sermayemiz paramız değil, itibarımızdır. Bunu kaybetmeyelim. Futbol için para araç olmalı, amaç olmamalı
- Neyin yanlış olduğunu ortaya koyalım. Kimin yanlış yaptığı benim için önemli değil.
- Spor sevgisi insan sevgisi kulüp sevgisi ülke sevgisi ön planda olmalı bunları kaybetmeye gidiyoruz
- Hepimizin modern bir ekol oluşturmamız gerekiyor bunun için hiç bir gayret yok
- Teknoloji gelişti,tesisler iyi,malzeme iyi,iletişim var,müthiş bir para girdisi var futbola ilgi arttı ama kısıtlı imkanlarda yapılan futbolcu üretimi başarıları bugün arıyoruz,o zaman biraz kendimizi sorgulayalım
- Önce TFF, sonra kulüpler sonra da kişiler gelmeli ama biz hep tersini yapıyoruz.
- TFF para kazanan bir kuruluş değildir. Futbol eğitimine önem veren kurum, futbolu geliştiren kurum olmalıdır.
- Kaynaklar arttı ama iyi kullanılmıyor,bugün bu bizim içinde geçerli,geçen seneki oyuncumuz 1 alırken bugün 3 alıyor futbol daha iyi olmuyor. Para ile oyuncu geliştiremiyorsunuz çalıştırmayla anlayışla geliştiriyorsunuz
- Sistemli planlı çalışmayı 2.plana ittik
- TFF UEFA ve Fifa'ya örnek tekiller öğretmemiz gerekiyor ama şu an tam tersine yaparak ülkenin itibarını zedeliyoruz
- Şike,şiddet,alt yapı,süper lig,hakemler,hocalar,yöneticiler,oyuncular,medya,seyirci gözden geçirilmeli yeniden yapılanmalı
- Hiç başımızda bir fikir üretecek durum yapmıyoruz sadece o günkü çıkarımıza dönük hareketler yapıyoruz
- Futbol basit ve güzel bir oyundur ama zorlaştırıyoruz
- Hukukun gücü değil, gücün hukuku var.
''Eskiden açlar oynar toklar seyrederdi,şimdi toklar oynuyor açlar seyrediyor'' Şenol Güneş
25 Haziran 2012 Pazartesi
Jose Mourinho...
Teknik Direktörlük kariyerinin henüz başında olan Jose Mourinho
Dünyanın en iyi hocası olarak gösterilen Jose Mourinho
"Futbol bir ölüm-kalım meselesi değildir. ondan çok daha önemlidir..." Bill Shankly
Dünyanın en iyi hocası olarak gösterilen Jose Mourinho
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Peki ya başarıdan başarıya koşarken,ömürden bu kadar hızlı şekilde harcamaya değer mi ? |
"Futbol bir ölüm-kalım meselesi değildir. ondan çok daha önemlidir..." Bill Shankly
Etiketler:
Bill Shankly,
Chelsea,
İnter,
Jose Mourinho,
Porto,
Real Madrid
13 Haziran 2012 Çarşamba
Devrim Başka Bahara Hoş Geldin Koca Mustafa
Böyledir işte Beşiktaş,tarihinin en pahalı takımını Havutçu,Carlos
gibi basiretsiz hocalara teslim eder,
geleceğin kadrosunu kuracağız der Denizli gelir.
İsyanım Denizli'ye değil işleyen sisteme,eski ve yeni yönetime.
Fikret Orman,Altınsay'ı ikna etmek için uzun süre uğraştı
ve başarılı oldu.Altınsay tam yetkiyle futbolun başına geçti
ve arama tarama yapmaya başladı.Peki hedef neydi ? Geleceğe yönelik bir
takım kurmak ve uzun süreli çalışılacak bir hoca. Bu işin baş sorumlusu
kimdi ? göreve gelen Altınsay
Plan uygulanmaya başladı ve genç yetenekler'in bazıları ile görüşüldü
Berat,Emre Güral,Berkay Samancı,Oğuzhan Özyakup gibi.Bazıları oldu bazıları
olmadı.Hoca konusu ise sürekli sıkıntıya girdi ve en sonunda
Altınsay'ı istifa ettirdiler ! Etti demiyorum,ettirildi.
Bir plan için gelmişti Altınsay ve Fikret Orman ve bazı yöneticiler
bu plan işlerken yarı yoldan döndüğü için Altınsay'ın kalması
artık kendisi için anlamsızdı.
Beşiktaş içinde bulunduğu krizi en iyi yönetecek
ve takım olmasını sağlayacak adamı getirmiştir ancak devrim başka bahara kalmıştır.
Kimse Mustafa Denizli kötü hoca diyemez,ancak Beşiktaş'ın yeniden yapılanması için aradığı hoca değildi.
Beşiktaş,Altınsay ve istediği hoca adaylarından biri ile (Ralf Rangnick,Van Gaal vs..) bu ülkede
bir devrim yapacaktı ama bu devrim ülkemizi ve Beşiktaş'ı teğet geçti.
Son sözüm ise Mustafa Denizli ile Beşiktaş bakarsınız sezon sonu şampiyon olur hiç belli olmaz,ancak Mustafa Denizli
ile seneler boyu sürecek bir futbol sisteminiz olmaz...
gibi basiretsiz hocalara teslim eder,
geleceğin kadrosunu kuracağız der Denizli gelir.
İsyanım Denizli'ye değil işleyen sisteme,eski ve yeni yönetime.
Fikret Orman,Altınsay'ı ikna etmek için uzun süre uğraştı
ve başarılı oldu.Altınsay tam yetkiyle futbolun başına geçti
ve arama tarama yapmaya başladı.Peki hedef neydi ? Geleceğe yönelik bir
takım kurmak ve uzun süreli çalışılacak bir hoca. Bu işin baş sorumlusu
kimdi ? göreve gelen Altınsay
Plan uygulanmaya başladı ve genç yetenekler'in bazıları ile görüşüldü
Berat,Emre Güral,Berkay Samancı,Oğuzhan Özyakup gibi.Bazıları oldu bazıları
olmadı.Hoca konusu ise sürekli sıkıntıya girdi ve en sonunda
Altınsay'ı istifa ettirdiler ! Etti demiyorum,ettirildi.
Bir plan için gelmişti Altınsay ve Fikret Orman ve bazı yöneticiler
bu plan işlerken yarı yoldan döndüğü için Altınsay'ın kalması
artık kendisi için anlamsızdı.
Beşiktaş içinde bulunduğu krizi en iyi yönetecek
ve takım olmasını sağlayacak adamı getirmiştir ancak devrim başka bahara kalmıştır.
Kimse Mustafa Denizli kötü hoca diyemez,ancak Beşiktaş'ın yeniden yapılanması için aradığı hoca değildi.
Beşiktaş,Altınsay ve istediği hoca adaylarından biri ile (Ralf Rangnick,Van Gaal vs..) bu ülkede
bir devrim yapacaktı ama bu devrim ülkemizi ve Beşiktaş'ı teğet geçti.
Son sözüm ise Mustafa Denizli ile Beşiktaş bakarsınız sezon sonu şampiyon olur hiç belli olmaz,ancak Mustafa Denizli
ile seneler boyu sürecek bir futbol sisteminiz olmaz...
28 Mayıs 2012 Pazartesi
Hedefine Hoş Geldin Emre Güral
Emre Güral futbola ilk olarak Eintracht Frankfurt altyapısında başladı.
Daha sonra Greuther Fürth alt yapısında devam etti.
Henüz yeni başlayan kariyerinde en önemli atılımını Elversberg’e transfer
olarak yaptı.Kısa zamanda takımın vazgeçilmezi olan Emre adını 14 Ağustos 2010
tarihinde Hannover 98′e karşı oynanan Almanya Kupası karşılaşmasında duyurdu.
Gösterdiği performansla Hannover 98'in elenmesinde önemli rol oynadı.
2011-12 sezonun başında Bucaspor’a transfer oldu ve 16 maçta 8 gol kaydetti.
Şu an ise A2 Milli Takımda bulunan Emre,hala devam eden Toulon Turnuvası'nda
çıktığı 3 maçta 3 gol atma başarısı gösterdi.
13 Ocak 2012 bucasporfan.com sitesiyle yaptığı röportajda Süper Lig’de en çok formasını giymek istediği takım'ın Beşiktaş olduğunu belirten Emre,Türkiye'de en beğendiği forvetin Burak Yılmaz,karşılıklı oynarken en zorlanacağı savunma oyuncusununda
Serdar Aziz olduğunu belirtmiş...
Sol ayağını iyi kullanan Emre,en çok şutları ve tekniğine güvendiğini,zayıf tarafının sağ ayağı
olduğunu ve geliştirmesi gerektiğini itiraf ediyor.
Fiziği gayet iyi olan ve henüz yaşı 23 olup önü açık alan Emre'nin,yeniden yapılanan Beşiktaş için uygun ve umut verici bir transfer olduğunu belirtip,yeni başlayan Beşiktaş kariyerinde başarılar dilerim...
Daha sonra Greuther Fürth alt yapısında devam etti.
Henüz yeni başlayan kariyerinde en önemli atılımını Elversberg’e transfer
olarak yaptı.Kısa zamanda takımın vazgeçilmezi olan Emre adını 14 Ağustos 2010
tarihinde Hannover 98′e karşı oynanan Almanya Kupası karşılaşmasında duyurdu.
Gösterdiği performansla Hannover 98'in elenmesinde önemli rol oynadı.
2011-12 sezonun başında Bucaspor’a transfer oldu ve 16 maçta 8 gol kaydetti.
Şu an ise A2 Milli Takımda bulunan Emre,hala devam eden Toulon Turnuvası'nda
çıktığı 3 maçta 3 gol atma başarısı gösterdi.
13 Ocak 2012 bucasporfan.com sitesiyle yaptığı röportajda Süper Lig’de en çok formasını giymek istediği takım'ın Beşiktaş olduğunu belirten Emre,Türkiye'de en beğendiği forvetin Burak Yılmaz,karşılıklı oynarken en zorlanacağı savunma oyuncusununda
Serdar Aziz olduğunu belirtmiş...
Sol ayağını iyi kullanan Emre,en çok şutları ve tekniğine güvendiğini,zayıf tarafının sağ ayağı
olduğunu ve geliştirmesi gerektiğini itiraf ediyor.
Fiziği gayet iyi olan ve henüz yaşı 23 olup önü açık alan Emre'nin,yeniden yapılanan Beşiktaş için uygun ve umut verici bir transfer olduğunu belirtip,yeni başlayan Beşiktaş kariyerinde başarılar dilerim...
3 Nisan 2012 Salı
Kurban Carvalhal
Öncelikle Fatih Doğan'ın dediği gibi
''Beşiktaşlı; Carvalhal'in gönderilmesine üzülecek kadar asil,sevinecek kadar akıllıdır..''
Bu hocanın bu takımın hocası olmadığını hepimiz biliyoruz,içeri giren
Tayfur Havutçu'nun da bu takımın hocası olmadığını biliyorduk.
Peki Beşiktaş taraftarı bu iki kişininde Beşiktaş'ın hocası olmadığını,
böyle sorunlu oyuncuları yönetemeyeceğini biliyorken,bu kişiler
Beşiktaş tarihinin en iyi ve maliyetli kadrosunu neden yönetip Beşiktaş'a
zarar veriyorlar ? Sadece gerçekten iyi insan,adam gibi adam ve Beşiktaş'ın
çocuğu oldukları için mi ?
Guti: "Profesyonel bir kulüp olan Beşiktaş, amatörler tarafından yönetiliyor."
Kimse kusura bakmasın ama,böyle kurtlar sofrasının içine,daha önce hiç hocalık
yapmamış birini.Ve o hocanın yardımcısı olarak gelmiş,Portekizli oyuncuların
gözünde hiç bir vasfı olmayan yetersiz birini getirmek,bariz bir yönetim
faciyasıdır.
Carvarhal'in Beşiktaş'ın başına geçmesine kendisi adına büyük bir şans,ancak
Beşiktaş adına büyük bir talihsizliktir.Sanırım kendisinin hocalığını beğenmeyen
kişilerin bile sevgisini kazanan ender bir hoca...
Mesela ben ''Ne işi var bu adamın burada ? Hem ona yazık olacak hem bize''
diyen biriydim ama Carvalhal'in gitmesine onun adına üzüldüm.Neden hep iyiler
kaybeder diye sorgulamaya başladım... Ama hocalık için,özellikle büyük
takımların hocalığı için iyi bir kişi olmak yetmiyor.
Artık Beşiktaş taraftarı duygusallığı bıraksın ve sırf iyi insan ve
Beşiktaş'ın çocuğu diye birilerine ekstra bir kredi veya olmaması gereken
şanslar vermesin.Tarih hocaların zaferlerini hatırlar,nasıl bir insan olduklarını değil.
Carvalhal benim gözümde başarısızdır,ama elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmıştır.
Hocanın başarılı olduğunu savunanlar lütfen bu kadronun neden zirvenin 20 puan geride
olduğunu açıklasınlar ? Oyuncular yüzünden diyenlere cevabım ise,o zaman nasıl
Avrupa'da mart ayına kadar geldik diyorum.''Carvalhal başarılıydı bizi Avrupa'da götürdü''
diyenler işte burada kendisiyle çelişiyor.Oyuncular umursamaz olsa Avrupa gibi zorlu bir
arenada nasıl ilerleyeceksin ? Çok basit,Beşiktaş'ın yetenekli oyuncuları maç seçiyor.
Avrupa gibi piyasa olan maçlarda bütün isteklerini sahaya yansıtırken,lig maçları bu
ciddiyetle oynanmıyor.Peki bu neden kaynaklanıyor diye sorulursa,kesinlikle
takım içindeki ciddiyetsilik,oyuncuların teknik heyeti sallamaması,yönetimin fuzuli işlerle
uğraşması,oyuncuların paralarını alamaması.
Hocayı sevenler bütün bu başarısızlığı bir oyuncunun üstüne yıkmak istediler ya,asıl ayıp
orada işte.Sırf bir oyuncu koşmuyor diye hiç bir takım 20 puan geri düşmez...
Quaresma'nın bu sene kontrolden çıkmasının ana nedeni ise biraz önce saydığım sebepler.
Sonuç olarak her ne olursa olsun teşekkürler bizden biri olan Carlos Carvalhal. Sen elinden gelenin en iyisini yaptın,en büyük suç senin değil Demirören zihniyetinin.Düşüncem
yine ülkemizde kalacak ve başka bir takım çalıştıracaksın,yolun açık olsun güzel insan...
''Beşiktaşlı; Carvalhal'in gönderilmesine üzülecek kadar asil,sevinecek kadar akıllıdır..''
Bu hocanın bu takımın hocası olmadığını hepimiz biliyoruz,içeri giren
Tayfur Havutçu'nun da bu takımın hocası olmadığını biliyorduk.
Peki Beşiktaş taraftarı bu iki kişininde Beşiktaş'ın hocası olmadığını,
böyle sorunlu oyuncuları yönetemeyeceğini biliyorken,bu kişiler
Beşiktaş tarihinin en iyi ve maliyetli kadrosunu neden yönetip Beşiktaş'a
zarar veriyorlar ? Sadece gerçekten iyi insan,adam gibi adam ve Beşiktaş'ın
çocuğu oldukları için mi ?
Guti: "Profesyonel bir kulüp olan Beşiktaş, amatörler tarafından yönetiliyor."
Kimse kusura bakmasın ama,böyle kurtlar sofrasının içine,daha önce hiç hocalık
yapmamış birini.Ve o hocanın yardımcısı olarak gelmiş,Portekizli oyuncuların
gözünde hiç bir vasfı olmayan yetersiz birini getirmek,bariz bir yönetim
faciyasıdır.
Carvarhal'in Beşiktaş'ın başına geçmesine kendisi adına büyük bir şans,ancak
Beşiktaş adına büyük bir talihsizliktir.Sanırım kendisinin hocalığını beğenmeyen
kişilerin bile sevgisini kazanan ender bir hoca...
Mesela ben ''Ne işi var bu adamın burada ? Hem ona yazık olacak hem bize''
diyen biriydim ama Carvalhal'in gitmesine onun adına üzüldüm.Neden hep iyiler
kaybeder diye sorgulamaya başladım... Ama hocalık için,özellikle büyük
takımların hocalığı için iyi bir kişi olmak yetmiyor.
Artık Beşiktaş taraftarı duygusallığı bıraksın ve sırf iyi insan ve
Beşiktaş'ın çocuğu diye birilerine ekstra bir kredi veya olmaması gereken
şanslar vermesin.Tarih hocaların zaferlerini hatırlar,nasıl bir insan olduklarını değil.
Carvalhal benim gözümde başarısızdır,ama elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmıştır.
Hocanın başarılı olduğunu savunanlar lütfen bu kadronun neden zirvenin 20 puan geride
olduğunu açıklasınlar ? Oyuncular yüzünden diyenlere cevabım ise,o zaman nasıl
Avrupa'da mart ayına kadar geldik diyorum.''Carvalhal başarılıydı bizi Avrupa'da götürdü''
diyenler işte burada kendisiyle çelişiyor.Oyuncular umursamaz olsa Avrupa gibi zorlu bir
arenada nasıl ilerleyeceksin ? Çok basit,Beşiktaş'ın yetenekli oyuncuları maç seçiyor.
Avrupa gibi piyasa olan maçlarda bütün isteklerini sahaya yansıtırken,lig maçları bu
ciddiyetle oynanmıyor.Peki bu neden kaynaklanıyor diye sorulursa,kesinlikle
takım içindeki ciddiyetsilik,oyuncuların teknik heyeti sallamaması,yönetimin fuzuli işlerle
uğraşması,oyuncuların paralarını alamaması.
Hocayı sevenler bütün bu başarısızlığı bir oyuncunun üstüne yıkmak istediler ya,asıl ayıp
orada işte.Sırf bir oyuncu koşmuyor diye hiç bir takım 20 puan geri düşmez...
Quaresma'nın bu sene kontrolden çıkmasının ana nedeni ise biraz önce saydığım sebepler.
Sonuç olarak her ne olursa olsun teşekkürler bizden biri olan Carlos Carvalhal. Sen elinden gelenin en iyisini yaptın,en büyük suç senin değil Demirören zihniyetinin.Düşüncem
yine ülkemizde kalacak ve başka bir takım çalıştıracaksın,yolun açık olsun güzel insan...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






