15 Şubat 2012 Çarşamba

Kartal Avrupa'da Beyaz Diyor

Beşiktaş'ı Avrupa arenasında mücadele ederken izlemekten her zaman büyük keyif almışımdır,yenilsek bile...
Çünkü o formanın ruhuna göre hareket eden bedenler oluyor.
Hırs,azim,mücadele,konsantre,inanç hepsi üst düzeydeydi Braga maçında.
Forvetsiz ama çok güçlü bir orta saha ile çıktı sahaya kara kartal.Karşısında liginde iç sahada yenilgisi olmayan, 23 gol atıp sadece 6 gol yiyen bir takım vardı...


Beşiktaş'ın gardı Veli,Ernst,Necip beyini Fernandes,yumrukları ise Simao ve Quaresma
olucak demiştim maç öncesinde,bu kadro onu gösteriyordu bizlere ve öylede oldu.
Carvalhal Bragaya, Braga'nın futbolcuları ise Beşiktaş'ın yıldızlarına karşı fazlası ile saygı duyuyor ve çekiniyordu.
Maça bakarsak,bu maç için 90 dakikada 3 farklı oyun oynandı diyebiliriz

İlk Oyun :

İlk oyun aslında adil olan bir oyundu...Braga henüz 10 kişi kalmamış ve kanatlardan gelmeye çalışan,Beşiktaş'ın çıkmasını istemeyen,önde iyi basan bir anlayışa sahiplerdi.

Beşiktaş bu bölüm içersinde sadece Quaresma'nın kişisel çabaları ile etkili olabildi.
Bu gerçeği görmek lazım.

Zafer sarhoşu olmamak gerek,çünkü kırmızı kartın gelmesi bizim için büyük bir şanstı.
Kart gelmeden önce
topu ileride tutamayan bir Beşiktaş,oyunun daha hakimi olan bir Braga vardı

Kırmızı Kart Sonrası:

Hollandalı hakem öyle cesurca bir kart çıkardı ki alkışlamak gerek.
Oyuncunun kendisini aldatmaya yönelik yaptığı harekete,tereddütsüz çıkardığı bu kart Türk hakemlerine ders olsun.Sadece bu kart değil
oyun içersinde oynatmamaya yönelık hareketlere sıfır taviz vererek,çıkardığı kartlarda ders olsun.
Hakemin bu tavrı bizim lehimize oldu,usta ayaklar karşısında daha nazik olmak zorunda kalan savunma oyuncuları vardı...
Mehmet Demirkol'un dediği gibi BJK Avrupa'da iyi oynamasının bir başka nedenide tekme yememesi.
Rakip 10 kişi kalmasına rağmen hala dirençlilerdi,tamamen mahkum olmadılar.
Lakin Beşiktaş'ın en önemli kozu olan duran top yine engellenemedi,Fernandes'in müthiş ortasına Sivok'a sadece topa dokunmak kaldı.
İkinci yarı Beşiktaş orta sahadan birini çıkartıp oyuna forvet sokup işi burda bitirebilir mi diye düşünceler dönüyordu kafalarda.
Ancak Carvalhal risk almadı ve risk almamakla ne kadar doğru yaptığını maçın ilerleyen zamanları gösterdi.Braga takımı gerçekten iyi,
ikinci golü yiyene kadar çok iyi direndiler,eğer orta sahadan biri çıkarılıp forvete oyuncu alınsaydı belki Beşiktaş gol bile yiyebilirdi,ama golde atabilirdi. Peki bu riske gerek varmıydı ? Hiç gerek yoktu,çünkü maç zaten bizim istediğimiz gibi gidiyordu,risk alması gereken taraf karşı takımdı...

İkinci Gol Ve Braga'nın Oyun Disiplininden Kopması :


Beşiktaş'ın iyi bir kontra atak yapan takıma karşı kontra atak golü atması beni ayrı bir mutlu etti...
Yine muhteşem bir asist geldi ve bu sefer topa dokunmak sahada ki en saygın ve tecrübeli Portekizli oyuncu Simao Sabrosa'ya kaldı.
Fernandes'in topun şiddetini ayarlaması o ince pası muazzamdı.Bu pozisyonun daha kolayını Necip topu ayağından aşarak kaybetti,
eğer Necip bu hatayı yapmamış olsa maçın skoru 0-3 olmuş olucaktı,ve biz emin bir şekilde turu geçtik diyebilecektik...
0-2 kazanmamıza rağmen ben turu geçtik demiyor,İnönü'de beklenilenin aksine zor bir maç olucağını iddia ediyorum.


 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder