7 Nisan 2013 Pazar

Andrea Salih

Bazı futbolcular vardır ki kısıtlı fizik kapasitesini pas, top hakimiyeti, vücut çalımları, oyun görüşü (zekası)  ve akıllarıyla kapatırlar. Bugün dünya futboluna bakacak olursak bu durumun en şaşaalı ismi olarak Andrea Pirlo'yu gösterebiliriz. Fizik futbolunun kralının oynandığı İtalya futbolunda, fiziki dayanıklılığı çok iyi olmasa bile Pirlo yıllarca üst düzey İtalyan takımlarında üst düzey pas, zeka, top tekniği özellikleri sayesinde liderlik yapmıştır. Maksimum verimi ise Carlo Ancoletti tarafından ofansif orta saha yerine, rakip savunmacılara uzak ve rahat edebileceği oyun kurucu pozisyonuna alınarak alınmıştır. 

Bu geniş çaplı örnekten sonra şu an ülkenin en çok konuşulan genç futbolcusu Salih Uçan'a gelecek olursak; henüz gelişme çağında olduğu için fiziği tam olarak olgunlaşmış değil. Fiziki alt yapının en iyi kurulacağı zamanı yaşıyor ki bu onun için avantaj lakin bana verdiği izlenim, fiziği ne kadar gelişirse gelişsin hiç bir zaman takım arkadaşı ve ağabeyi Emre Belözoğlu gibi hırçın bir oyun yapısında olmayacak daha çok toplu oyunu seven bir yapıda olacak gibi. Bugün topsuz oyundaki temposuzluğu, defansif zafiyeti tolere edilebilir henüz 19 yaşında yeni bir yetenek olduğu için, ancak ileri ki yaşlarda bu eksiklik eğer bir Pirlo, Zidan, Guti gibi  duruma ulaşmadığı sürece göze batar. 

(Örnek verecek olursak bakınız Nuri Şahin. Dortmund sisteminin önemli bir parçası olan Şahin, Dortmund dışına çıktığında tutunamadığı ortada.)

Günümüz futbolu fiziğe dayalı bir yapıda olduğu için, topla oyununuz bir Picasso'nun tablosu kadar estetik olsa bile fizik kalitenizin de belirli bir seviyede olması gerekir. Buna en önem veren teknik adamlardan biride Jose Mourinho'dur. Öyle ki müthiş bir tekniğe ve yeteneğe sahip olan, ancak fiziksel zaafları olan Mesut'u kusursuz hale getirende kendisidir.

                                                                         

                                                             
Samet Aybaba'nın ''Oğuzhan kendisini kuvvetlendirmeli'' demesine kızarken bir daha düşünün. Tabi biz Beşiktaş taraftarının kızdığı konu farklı. Aybaba ana fikrinde haklı haklı olmasına ama Oğuzhan'ı güçlendiremeyen ve aksine takımdaki futbolcuları sakatlayan kondisyonerlerine de biraz bakmalı.

Tekrar Salih'e gelecek olursak; genç futbolcuyu parlatmada sicili iyi olmayan Fenerbahçe için Salih önemli bir şans. Bu sezon sonuna kadar orta saha bölgesinde yaratıcılık sıkıntısı çeken ve üç kulvardan ilerleyen bir kulübün, 19 yaşındaki bir çocuğa bel bağlaması pek görülmüş bir şey değil. Normalde genç oyuncular için büyük kulüpte oynamak önemli bir şanstı, ama Salih için aynı durum geçerli değil. Erken yaşta üstüne yüklenen bu sorumluluğu kaldırabilmesi ise bizi en çok mutlu eden detay. 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder